Arama Sonuçları
Bu sitede ara
Boş arama ile 502 sonuç bulundu
Hizmetler (8)
- Online Psikolojik Danışmanlık
Çocuk, ergen ve yetişkin psikolojisini kapsayan psikolojik danışmanlık hizmetlerimiz ile alanında uzman psikoloğumuzdan destek alabilirsiniz. Online görüşmeler Google Meet uygulaması üzerinden gerçekleşmektedir, randevu planlaması ve ödeme için WhatsApp hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.
- Çift ve Aile Danışmanlığı
Altuğ Psikoloji’de çift ve aile danışmanlığı; iletişim becerilerini geliştirme, duygusal bağı güçlendirme ve ilişkisel sorunlarla baş etme sürecinde destek sunar. Uzmanlarımız, her çiftin ya da ailenin ihtiyaçlarına uygun yöntemlerle çalışarak sağlıklı ilişkilerin gelişimini hedefler.
- Tanışma Görüşmesi
Psikolojik danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmadan önce, sizi tanımaya ve buraya getiren sebepleri anlamaya yönelik yapacağımız ücretsiz 15 dakikalık online ön görüşme randevunuzu oluşturabilmemiz için randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ön görüşmelerimiz terapötik süreç için tanışma amaçlı olup, tedavi, danışma veya tavsiye amaçlı değildir. Seans alımı yaptığınızda ise danışmanlık sürecine başlamaktayız ve görüşmelerimiz ortalama 45 dakika sürmektedir.
Blog Yazıları (277)
- İlişkide Güvensizlik ve Şüphe Duygusuyla Nasıl Baş Edilir?
Bir ilişkide sevgi ve tutku ne kadar güçlü olursa olsun, temelinde güven yoksa o ilişki zamanla yıpratıcı bir hal almaya başlar. Gün gün büyüyen şüphe duygusu; sürekli partnerinizi kontrol etme isteği, söyleneni sorgulama ve zihnin sürekli olumsuz senaryolar üretmesiyle kendini gösterir. Bu durum hem süregelen kaygıyı yaşayan kişi için yorucudur hem de sürekli savunma pozisyonunda kalan partner için mesafe açıcı bir etkiye sahiptir. Peki, ilişkide güvensizlik neden ortaya çıkar ve bu döngüyü kırmak mümkün müdür? Güven Bağı Neden Zedelenir? İlişkilerde güven sorunu çoğunlukla tek bir sebebe dayanmaz; geçmiş deneyimler ve mevcut dinamiklerin birleşimiyle şekillenir. Geçmiş İlişki Yaraları: Daha önceki ilişkilerinde aldatılmış, yalanla karşılaşmış veya aniden terk edilmiş bireyler, yeni ilişkilerine bu kırılmaları taşıyabilir. Erken Dönem Bağlanma Stilleri: Çocuklukta ebeveynlerle kurulan bağın tutarsız olması, yetişkinlikte "kaygılı bağlanma" stilinin gelişmesine ve partnerin her an gideceği korkusuna yol açabilir. Mevcut İlişki İçindeki Sınır İhlalleri: Yalan söylenmesi, gizlilik yürütülmesi veya sadakatsizlik gibi durumlar, ilişkinin temelindeki güven zeminini doğrudan sarsar. Aşırı Düşünme (Overthinking) ve Özsaygı Eksikliği: Bireyin kendisini yetersiz hissetmesi, "Beni her an bırakabilir" veya "Daha iyisine layık" algısıyla şüpheci tutumları tetikleyebilir. İlişkide Güven Sorunu Nasıl Aşılır? Güvensizlikle baş etmek, yalnızca şüpheleri bastırmakla değil, altındaki duygusal ihtiyaçları anlamakla mümkündür. Açık ve Tepkisiz İletişim Kurun: Partnerinizle duygularınızı suçlayıcı bir dille ("Sen her zaman gizliyorsun") değil, kendi hisleriniz üzerinden ("Şu durum gerçekleştiğinde kendimi güvensiz hissediyorum") paylaşın. Kontrol Etme Davranışlarını Sınırlandırın: Telefon karıştırmak, konum takibi yapmak veya sürekli sorgulamak anlık bir rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı ve şüpheyi besler. Geçmiş ile Bugünü Ayrıştırın: Şu anki partnerinizin davranışlarını, geçmişte size zarar veren kişilerin eylemleriyle kıyaslamadığınızdan emin olun. Kişisel Alanlara Saygı Duyun: Güven, partnerinizin her anını bilmek değil; ayrı kaldığınız anlarda da bağın korunduğuna inanmaktır. Profesyonel Desteğin Rolü: Bireysel ve Çift Terapisi İlişkideki şüphe ve güvensizlik seviyesi, tarafların kendi başlarına çözebileceği sınırı aştığında profesyonel bir destek almak hayati önem taşır. Bireysel Danışmanlık: Güvensizlik duygusu daha çok kişinin kendi geçmiş yaşantılarından, bağlanma yaralarından veya özsaygı eksikliğinden kaynaklanıyorsa bireysel terapi süreci ön plana çıkar. Bu süreçte kişi, kendi kaygı tetikleyicilerini tanır ve sağlıklı baş etme mekanizmaları geliştirir. Çift Danışmanlığı: Eğer güven kaybı ilişki içindeki somut bir olaydan (yalan, aldatma vb.) kaynaklanıyorsa ya da çiftler arasındaki iletişim tamamen kopma noktasına geldiyse bir uzman desteği almakta fayda olacaktır. Çift terapisinde, tarafların birbirini yargılamadan dinleyebileceği güvenli bir ortam oluşturulur; zedelenen güven bağının adım adım yeniden inşa edilmesi hedeflenir. Güvenli Bir İlişki İçin İlk Adımı Atın Şüphe ve güvensizlik döngüsü içinde yıprandığınızı hissediyorsanız, bu durumun ilişkinizi tamamen bitirmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Doğru yöntemler ve profesyonel rehberlik ile hem kendinizle hem de partnerinizle daha sağlıklı bir bağ kurabilirsiniz. İlişkinizde yaşadığınız güven sorunlarını anlamlandırmak ve çözüme kavuşturmak için İzmir Karşıyaka'daki merkezimizde yüz yüze çift terapisi alabilir veya bulunduğunuz her yerden online terapi seansı oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Mutlulukla Kalın.
- Neden Geçmişte Yaşadığım Bir Olayı Neden Hâlâ Unutamıyorum?
“Üzerinden yıllar geçti ama hâlâ aklıma geliyor.” “Unutmak istiyorum ama sürekli hatırlıyorum.” “Artık hayatımda olmayan bir olay neden hâlâ beni etkiliyor?” “Bazen hiçbir şey yokken bir anda geçmişte yaşadığım şey aklıma geliyor.” Bazı anılar zaman geçtikçe önemini kaybeder. Bazıları ise yıllar geçmesine rağmen zihinde canlılığını korur. Bunun nedeni her zaman kişinin geçmişe takılı kalması değildir. Bazı yaşantılar yalnızca hatırlanan bir olay olarak kalmaz; kişinin kendisi, ilişkileri, güven duygusu veya geleceğe bakışıyla ilgili anlamlar da taşıyabilir. Bazı olayları unutmak neden daha zordur? Beyin yaşanan her olayı aynı şekilde kaydetmez. Yoğun duyguların eşlik ettiği deneyimler daha belirgin biçimde hatırlanabilir. Korku, utanç, öfke, üzüntü, çaresizlik veya yoğun hayal kırıklığı gibi duygular olayın zihindeki yerini güçlendirebilir. Örneğin yıllar önce söylenmiş tek bir cümle, kişinin kendisiyle ilgili önemli bir inancıyla birleştiyse yalnızca geçmişte söylenmiş bir söz olarak kalmayabilir. Bugün benzer bir durum yaşandığında eski anı yeniden akla gelebilir. “Unutamıyorum” demek gerçekten unutamadığım anlamına mı gelir? Her zaman değil. Bir olayı hatırlamak ile o olayın hâlâ psikolojik olarak etkili olması aynı şey değildir. Geçmişte yaşadığınız bir olayı hatırlayabilirsiniz ve bu yalnızca bir anı olarak kalabilir. Ancak olay aklınıza geldiğinde yoğun bir duygu yaşıyor, kendinizi yeniden o dönemdeymiş gibi hissediyor, benzer durumlardan kaçınıyor veya bugünkü ilişkilerinizi bu deneyime göre şekillendiriyorsanız, olayın sizin için hâlâ taşıdığı anlam üzerinde düşünmek gerekebilir. Geçmişte yaşadığım bir olay bugün neden aklıma geliyor? Bazen bugünkü bir durum geçmişteki bir anıyı tetikleyebilir. Birinin kullandığı bir cümle, bir davranış, bir mekân, bir koku, bir tarih veya ilişkide yaşanan benzer bir durum eski bir deneyimi hatırlatabilir. Örneğin geçmişte güveninizin kırıldığı bir ilişki yaşadıysanız, yeni ilişkinizde yaşanan küçük bir belirsizlik eski deneyimi akla getirebilir. Bu durumda kişi: “Ben bunu çoktan atlatmıştım, neden şimdi tekrar aklıma geldi?” diye düşünebilir ancak zihnin geçmişle bugün arasında bağlantı kurması olağandışı değildir. Geçmişte yaşananlar bugünkü ilişkilerimizi etkileyebilir mi? Evet, etkileyebilir. Geçmiş deneyimlerimiz insanlara nasıl yaklaştığımızı, sınırlarımızı nasıl belirlediğimizi ve bazı durumları nasıl yorumladığımızı etkileyebilir. Örneğin geçmişte terk edilme deneyimi yaşayan biri, yeni ilişkisindeki küçük bir mesafeyi olduğundan daha tehdit edici algılayabilir. Daha önce yoğun eleştiriye maruz kalan biri, partnerinin basit bir geri bildirimini bile kişisel bir reddedilme olarak yaşayabilir. Bu durum kişinin bilinçli olarak geçmişi bugüne taşıdığı anlamına gelmez. Bazen geçmiş deneyimler, kişinin farkında olmadan geliştirdiği beklentiler ve korunma biçimleri üzerinden bugünkü yaşamına yansıyabilir. Geçmişi düşünmek neden bazen daha da kötü hissettirir? Bir anı akla geldiğinde kişi “Bunu neden yaptım?”, “Keşke şöyle davransaydım” veya “Nasıl böyle bir şeye izin verdim?” gibi düşüncelerle olayı tekrar tekrar değerlendirebilir. Burada hatırlamaktan farklı bir süreç ortaya çıkar: olayı zihinsel olarak tekrar tekrar çözmeye çalışma. Kişi geçmişteki olayı değiştiremeyeceği halde farklı bir sonuç bulmaya çalışabilir. Ancak geçmişteki bir olayın sonucunu zihinde defalarca yeniden değerlendirmek çoğu zaman geçmişi değiştirmez; yalnızca kişinin bugün yaşadığı duygusal yükü artırabilir. Peki geçmişi tamamen unutmak mümkün mü? Psikolojik açıdan amaç çoğu zaman geçmişi tamamen silmek değildir. Çünkü yaşadığımız deneyimler hayatımızın bir parçasıdır. Daha gerçekçi hedef, geçmişte yaşanan olayın artık bugünkü yaşamınızı yönetmemesidir. Bir anıyı hatırladığınızda: “Bu gerçekten yaşandı ama şu anda o zamanın içinde değilim.” diyebilmek önemli bir ayrım yaratabilir. Geçmişi değiştiremeyiz. Ancak geçmişte yaşananların bugün bizim için taşıdığı anlam üzerinde çalışabiliriz. Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir? Geçmişte yaşadığınız bir olay; sık sık aklınıza geliyor ve yoğun duygular oluşturuyorsa, bugünkü ilişkilerinizi etkiliyorsa, belirli insanlardan veya durumlardan kaçınmanıza neden oluyorsa, sürekli “keşke” düşünceleriyle zihninizi meşgul ediyorsa, kendinizle ilgili olumsuz düşüncelerinizi güçlendiriyorsa, uyku, günlük yaşam veya işlevselliğinizi etkiliyorsa, profesyonel destek almak yaşantının bugün üzerindeki etkisini anlamanıza yardımcı olabilir. Buradaki amaç “geçmişi unutmak” değil; geçmişte yaşanan bir olayın bugün üzerinizdeki etkisini azaltmak ve yaşantıyı daha farklı bir çerçeveden değerlendirebilmektir. Bazen iyi hissetmek yaşananları unutmak değil; “Bu benim başıma geldi ama artık bütün hayatımı belirlemek zorunda değil.” diyebilecek bir noktaya gelebilmektir.
- İnsanlara Güvenmekte Neden Zorlanıyorum?
“İnsanlara güvenemiyorum.” “Bana iyi davransa bile acaba altında başka bir şey mi var diye düşünüyorum.” “Birine güveniyorum ama sonra mutlaka şüphe etmeye başlıyorum.” “İnsanlara güvenmek istiyorum ama kendimi bırakamıyorum.” Eğer bu cümlelerden biri size tanıdık geliyorsa yaşadığınız durum yalnızca güven problemi olarak değerlendirilmeyebilir. Çünkü güven, yalnızca karşımızdaki kişinin davranışlarıyla değil aynı zamanda bizim; yakınlık, belirsizlik, incinme ve kontrolle kurduğumuz ilişkiyle de bağlantılıdır. Güvenmek neden bu kadar zor olabilir? Güvenmek bir anda oluşan bir duygu değildir. Zaman içinde oluşur ve kişinin karşısındaki insanın tutarlılığını gözlemlemesiyle gelişir. Ancak geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları, verilen sözlerin tutulmaması, aldatılma, reddedilme, yoğun eleştirilme veya ilişkilerde kendini güvende hissetmeme gibi deneyimler kişinin sonraki ilişkilerini etkileyebilir. Kişi yeni tanıştığı insanı geçmişteki kişilerden farklı görse bile zihni bazen daha önce öğrendiği bir korunma biçimini sürdürebilir. Bu nedenle: “Bu insan gerçekten güvenilmez mi, yoksa ben incinme ihtimaline karşı kendimi mi koruyorum?” sorusu önemli hale gelir. Güvenememek her zaman karşı tarafla ilgili değildir Bazen kişi “Ben insanlara güvenemiyorum” derken aslında karşısındaki insanın davranışlarından çok, belirsizliğe dayanmakta zorlanıyor olabilir. Örneğin partneriniz size mesaj attığında cevap vermediyse: “Yoğundur, daha sonra döner.” demek yerine; “Benden uzaklaşıyor olabilir.” “Kesin bir şey oldu.” “Başka biriyle konuşuyor olabilir.” gibi düşünceler ortaya çıkabilir. Bu düşünceler kişide kaygı oluşturduğunda güvence arama, tekrar tekrar soru sorma veya karşı tarafın davranışlarını kontrol etme ihtiyacı doğabilir. Kısa vadede bu davranışlar rahatlatıcı olabilir. Ancak uzun vadede şüphe döngüsünü güçlendirebilir. “Kimseye güvenmemek” gerçekten koruyucu mu? “Kimseye güvenmezsem hayal kırıklığına uğramam.” Güvenmemek ilk bakışta güvenli bir seçenek gibi görünebilir ancak bunun bir bedeli olabilir. Kişi kendisini incinmekten korurken aynı zamanda yakınlık kurma, destek alma ve sağlıklı ilişkiler geliştirme fırsatlarını da sınırlayabilir. Bu nedenle amaç herkese koşulsuz güvenmek değildir. Sağlıklı güven, herkese güvenmek değil; kime, ne ölçüde ve hangi koşullarda güvenebileceğini ayırt edebilmektir. Birine güvenmek neden kontrolü bırakmak gibi hissettirebilir? Bazı kişiler için güvenmek, kontrolü kaybetmek anlamına gelebilir. “Ne olacağını bilmiyorsam rahat edemem.” “Karşımdaki kişinin ne düşündüğünden emin olmalıyım.” “Bir şeylerin ters gittiğini önceden fark etmeliyim.” gibi düşünceler kişinin sürekli tetikte kalmasına neden olabilir. Oysa ilişkilerde hiçbir zaman yüzde yüz kontrol mümkün değildir. Bir insana güvenmek, onun hiçbir zaman hata yapmayacağını garanti etmek anlamına gelmez. Daha çok, bir sorun olduğunda bunu fark edebileceğinize, sınır koyabileceğinize ve gerektiğinde kendinizi koruyabileceğinize dair güven geliştirmekle ilgilidir. Güven sorunu en çok ilişkilerde nasıl ortaya çıkar? Güvenmekte zorlanan kişiler özellikle romantik ilişkilerde bazı döngülere girebilir. Partnerin davranışlarını sürekli analiz etmek, mesajlara verilen anlamı büyütmek, ilgideki küçük değişiklikleri tehdit olarak görmek veya sürekli güvence istemek bunlardan bazılarıdır. Bazen bunun tam tersi de görülebilir. Kişi ilişki istediği halde yakınlaşma başladığında geri çekilebilir. Çünkü yakınlık arttıkça incinme ihtimali de daha gerçek hale gelir. Bu durumda kişi hem yakınlık ister hem de yakınlığın getirdiği kırılganlıktan kaçınır. Peki gerçekten güvenilmemesi gereken insanları nasıl ayırt edeceğiz? Burada önemli bir ayrım vardır. Her şüpheyi “benim güven problemim var” şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Karşımızdaki kişinin sürekli yalan söylemesi, verdiği sözleri tekrarlayan biçimde tutmaması, sınırlarımızı ihlal etmesi veya davranışlarıyla söyledikleri arasında sürekli çelişki olması gerçekten güven sorununa işaret edebilir. Bu nedenle psikolojik olarak çalışılması gereken nokta yalnızca: “Neden güvenemiyorum?” değil, “Güvenmem gereken ve güvenmemem gereken durumları birbirinden ayırt edebiliyor muyum?” sorusudur. Güven duygusu yeniden gelişebilir mi? Evet, güven duygusu yeniden gelişebilir ancak bunun yolu geçmişte yaşanan her şeyi unutmaya çalışmak veya kendini “Artık insanlara güvenmeliyim” diye zorlamak değildir. Öncelikle kişinin güvenmekte neden zorlandığını anlaması gerekir. Geçmiş deneyimlerinin bugünkü ilişkilerine nasıl yansıdığı, hangi durumlarda tetiklendiği, şüphe oluştuğunda ne yaptığı ve kendisini korumak için hangi davranışlara başvurduğu değerlendirilebilir. Zaman içinde kişi hem başkalarını daha gerçekçi değerlendirmeyi hem de gerektiğinde kendi sınırlarını koruyabilmeyi öğrenebilir. Çünkü güvenin karşıtı her zaman güvensizlik değildir. Bazen güvenin karşıtı, sürekli tetikte olmaktır ve kişinin kendisini koruyabilmesi için her an tetikte olması gerekmeyebilir. İnsanlara güvenmekte zorlanıyor, ilişkilerinizde sürekli şüphe duyuyor veya yakınlık kurduğunuzda kendinizi geri çekilirken buluyorsanız bu döngülerin psikolojik danışmanlık sürecinde ele alınması mümkündür.
Diğer Sayfalar (64)
- İzmir Yetişkin Psikolojik Danışmanlığı | Altuğ Psikoloji
Tavsiye edilen İzmir Psikolog, Karşıyaka Klinik Psikolog uzmanlarımız panik atak ve anksiyete, depresyon, ilişki sorunları, kayıp ve yas süreci gibi çeşitli sorun alanlarında bilimsel psikoterapi yaklaşımları ile merkezimizde ya da online terapi desteği sunuyor. İzmir Yetişkin Psikolojik Danışmanlığı İzmir'de yaşayan yetişkin bireyler için özel olarak tasarlanmış bireysel psikolojik danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Hayatınızdaki duygusal, ilişkisel, mesleki veya kişisel zorlukların üstesinden gelmenize ve daha doyumlu bir yaşama ulaşmanıza destek olmak için buradayız. Modern yaşamın getirdiği karmaşa içinde yolunuzu bulmak, içsel dengenizi sağlamak ve potansiyelinizi tam anlamıyla ortaya çıkarmak için profesyonel bir rehberliğe ihtiyaç duyabilirsiniz. İzmir Psikolog | Yetişkin Psikolojik Danışmanlığı Hizmetleri İzmir’de güvenilir ve etkili yetişkin danışmanlık hizmetlerimiz, bireylerin yaşadıkları çeşitli psikolojik zorluklarla baş etmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Bireysel ihtiyaçlara özel çözümler sunarak İzmir ve çevresinde geniş bir alanda danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Alanında uzman Karşıyaka Psikolog ekibimiz, psikoterapi yöntemleri ile hayatınızdaki engelleri aşmanızda destek sağlamak için buradadır. İzmir Yetişkin Psikoloğu ile Çeşitli Sorunlara Çözüm Yetişkin danışmanlığı, bireylerin kendi iç dünyalarını keşfetmelerine ve sorunlarına etkili çözümler bulmalarına yardımcı olur. İzmir psikolog ekibimiz, anksiyete (kaygı) bozuklukları, travmatik süreçler, kayıp ve yas, depresyon, ilişki sorunları ve iş stresi gibi yaygın konularda uzmanlık sunmaktadır. Bireysel ihtiyaçlara göre şekillenen seanslarımız, psikolojik sağlığınızı güçlendirmeyi amaçlar. Anksiyete ve Kaygı Bozuklukları Çözümleri Anksiyete, kişiyi sürekli bir korku ve endişe içinde tutarak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Kaygı bozuklukları, genellikle işlevsellikte belirgin bir azalmaya yol açar. İzmir’deki psikologlarımız, kaygı bozuklukları ile başa çıkmada etkili ve bilimsel yaklaşımlar kullanarak danışanlara profesyonel destek sunmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve çözüm odaklı terapi teknikleri, psikolojik iyilik halinin artırılmasında sıklıkla başvurulan yöntemlerdir. Panik Ataklar ve Panik Bozukluklar Panik ataklar, anksiyeteyle bağlantılı olarak aniden başlayan ve hızla yoğunlaşan korku duygularıdır. Bu tür durumlar bazen kişi için korkutucu ve zorlayıcı olabilir. Psikologlarımız, panik atakları önlemek ve yönetmek için özelleştirilmiş bir danışmanlık süreci sunmaktadır. Bu süreçte, bedensel tepkileri kontrol etme ve korkularla yüzleşme teknikleri öğretilir. Depresyon Depresyon, günlük yaşamı zorlaştıran, kişinin enerjisini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir psikolojik rahatsızlıktır. Uzmanımız, depresyonun nedenlerini keşfetmenize, duygusal iyileşme sürecine girmenize ve sağlıklı bir ruh haline ulaşmanıza yardımcı olmaktadır. İlişki ve Bireysel İlişki Sorunları Romantik ilişkilerde yaşanan iletişim sorunları, güvensizlik ya da ilişki kaynaklı travmalar, bireysel danışmanlıkla da çözümlenebilir. İzmir ilişki danışmanlığı uzmanlarımız, bireysel veya çift seanslarında sağlıklı ilişki stratejileri geliştirmede size destek sunar. İş ve Kariyer Kaynaklı Stres Yönetimi İş hayatında yaşanan stres ve baskı (mobbing), anksiyete ve depresyon belirtilerini tetikleyebilir. İzmir iş hayatınızla kaynaklı danışmanlık hizmetimizde, çalışan bireylerin iş yaşamında daha dengeli bir ruh haline ulaşmalarına destek olmaktayız. İzmir Psikolog Arayışında Sıkça Sorulan Sorular Kendim için Doğru Psikoloğu Nasıl Anlarım? Doğru psikoloğu seçmek, danışmanlık sürecinde ihtiyaçlarınıza uygun bir yol haritası belirlemek açısından kritik öneme sahiptir. Karşıyaka’daki merkezimiz, alanında uzman psikolog kadrosu ile bireysel ihtiyaçlarınızı karşılayacak danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Yetişkin danışmanlığı, çift ve aile danışmanlığı gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış profesyonel kadromuzla kendinize en uygun desteği bulabilir ve ücretsiz ön görüşmede uyumu kolayca değerlendirebilirsiniz. Psikolog Desteği Almanın Faydaları Nelerdir? İzmir’de psikolog desteği almak, ruh sağlığınız ve günlük yaşamınızdaki zorlukları aşmanız açısından önemlidir. Çeşitli danışmanlık yöntemleri ile danışanlarımız, kayıp ve yas, duygusal sorunlar ve ilişki problemleri gibi hayatlarını etkileyen alanlarda kendilerini geliştirme fırsatı bulur. Psikolog Online ve Yüz Yüze Görüşme İmkanları Danışanlarımızın tercihine göre İzmir Karşıyaka ofisimizde yüz yüze veya online danışmanlık seçenekleri sunmaktayız. İlk seansınızda hedefler belirlenerek, danışmanlık süreci detaylı bir şekilde planlanır. İzmir'de Yetişkin Psikolojik Danışmanlı ğına Nasıl Başlanır? İzmir'deki psikologlar, kişiye özel danışmanlık planları sunar. İlk görüşmede, psikolog ile birlikte bireylerin yaşadıkları psikolojik zorluklar ve hedefler belirlenir. Bu plan doğrultusunda, danışmanlık seansları kişiselleştirilir ve en uygun destek yöntemi seçilir. Psikologlar, danışmanlık sürecinde gizliliğe büyük önem verir ve güvenli bir alan sağlayarak bireylerin açıkça kendilerini ifade etmelerini desteklerler. Bireysel Psikolojik Danışmanlık Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Merkezimizde Psikolojik Destek Hizmeti Devamını Okuyun 50 dk. ₺3.000 Türk lirası ₺3.000 Randevu Talep Et Planları Keşfet Online Psikolojik Danışmanlık Online olarak mevcut Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Online Psikolojik Destek Hizmeti Devamını Okuyun 50 dk. ₺3.000 Türk lirası ₺3.000 Hemen Yer Ayırt Planları Keşfet
- Bağımlılık Terapisi Uzaktan Seminer Programı | İzmir Altuğ Psikoloji
Bağımlılık Terapisi, bağımlılık tedavisi konusunda uzmanlaşmak isteyen profesyoneller için tasarlanmış bir seminer programıdır. Katılımcılara bağımlılıkla mücadele etme becerileri kazandırarak, bağımlılıkla ilişkili psikolojik süreçleri anlama ve etkili müdahale yöntemlerini uygulama yetkinliği sunar. Bağımlılık Terapisi Seminer Programı Satın Al Psikoloji Seminer Programı Her Zaman Erişilebilir Katılım Sertifikası Online Seminer Bağımlılık Terapisi Semineri Nedir? Bağımlılık terapisi semineri, bireylerin madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı, oyun ve diğer davranışsal bağımlılık türleriyle başa çıkmaları için geliştirilen terapi tekniklerini öğretir. Bağımlılığın psikolojik temellerini anlamaya, bağımlılık döngüsünü kırmaya ve sürdürülebilir değişimi desteklemeye yönelik çeşitli terapi yöntemlerini kapsamaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, motivasyonel görüşme teknikleri ve nüks önleme stratejileri gibi etkili yaklaşımları içerir. Seminer Ücreti: 500 TL Bağımlılık Terapisi Semineri Kimler için Uygundur? Bağımlılık terapisi semineri, psikologlar, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları, rehber öğretmenler ve bağımlılık konusunda çalışmak isteyen ruh sağlığı profesyonelleri için uygundur. Bu seminer, bireylerin bağımlılık süreçlerini anlamak ve onlara destek olmak için gerekli yetkinlikleri kazandırmayı hedefler. Bağımlılık Terapisi Seminer İçeriği 1. Bağımlılığın Temelleri ve Türleri Fizyolojik ve psikolojik bağımlılık nedir? Madde bağımlılığı ve davranışsal bağımlılıklar arasındaki farklar Bağımlılık döngüsü ve bu döngüden çıkış yolları 2. Bağımlılık Türleri ve Belirtileri Alkol, sigara, madde, oyun, internet ve alışveriş bağımlılıkları DSM-5 bağımlılık tanı kriterleri Tolerans gelişimi, yoksunluk belirtileri ve kontrol kaybı 3. Bağımlılıkta Risk ve Koruyucu Faktörler Genetik, ailevi ve sosyal risk faktörleri Bağımlılığa karşı bireysel ve çevresel koruma yöntemleri Psikolojik dayanıklılık ve öz yeterlilik geliştirme 4. Bağımlılığın Birey Üzerindeki Etkileri Fiziksel etkiler: Organ hasarları, nörolojik etkiler Psikolojik etkiler: Depresyon, kaygı bozuklukları ve davranışsal sonuçlar Sosyal etkiler: İlişkilerde kopma, iş ve eğitim sorunları 5. Bağımlılık Terapisinde Etkili Yaklaşımlar Motivasyonel görüşme teknikleri Bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve farkındalık temelli yaklaşımlar Relaps önleme stratejileri 6. Aile ve Sosyal Destek Sistemleri Ailelerin terapi sürecine katılımı ve rolü Bağımlılıkla mücadelede sosyal desteğin önemi Aile içi dinamiklerin bağımlılık üzerindeki etkisi 7. Bağımlılıkla Çalışma Sürecinde Etik İlkeler Bağımlı bireylerle çalışırken dikkat edilmesi gereken profesyonel sınırlar Gizlilik, yargısız yaklaşım ve destekleyici iletişim Bağımlılık Terapisi Seminerinin Kazanımları Bağımlılık türlerini ve bunlarla baş etme yollarını öğrenme Etkili terapi tekniklerini kullanarak danışanlarınıza yardımcı olma Aile ve çevre desteğini etkin şekilde yönetme becerisi kazanma Bağımlılık tedavisi sürecinde profesyonel bir rehber olma Psikoloji Seminerlerine Nasıl Kayıt Olabilirsiniz? Başvuru ve Ücret Bilgisi Sayfada yer alan bağlantı üzerinden tercih ettiğiniz seminer programını kolayca satın alabilirsiniz. Oluşturacağınız hesabınız ile internet adresimiz üzerinden ödeme işlemini gerçekleştirebilir, seminer videolarına hemen erişim sağlayabilirsiniz. Ödeme ve Kayıt İşlemleri Seminer ücretini yatırarak kayıt işlemlerinizi tamamlayabilirsiniz. Sistem üzerinden ödeme seçeneklerinden yararlanarak işlemi kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Sorularınız için +90 501 112 35 75 numaralı WhatsApp hattımıza ulaşabilirsiniz. Seminere Katılım ve Sürekli Erişim Kayıt işlemleriniz tamamlandığında, seminer programına hemen katılabilirsiniz. Modüllere istediğiniz zaman erişim sağlayabilir ve seminer sürecinizi kendi hızınıza göre ilerletebilirsiniz. Modülleri tamamladıktan sonra, katılım belgesi almaya hak kazanırsınız. Ayrıca, hesabınız üzerinden seminer içeriğine ve materyallerine sürekli erişim imkanınız olacaktır.
- İletişim | İzmir Altuğ Psikoloji
Hemen bir psikolog randevusu oluşturmak ve psikoterapi süreci hakkında merak ettiğiniz sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Bizimle İletişime Geçin Randevu oluşturmak için bu formu kullanabilir ya da iletişim numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz. Başvurunuza 24 saat içerisinde dönüş yapılacaktır. Mail iletisim@altugpsikoloji.com Phone +(90) (501) 112 35 75 Location Bahariye Mahallesi 1858. Sokak No: 20/2 Karşıyaka, İzmir Instagram Linkedin Ad E-Posta Soyad Telefon Hangi hizmetimiz için başvuruyorsunuz? Seçenekler için tıklayın. Test ve değerlendirme hizmetlerimiz için başvuruyorsanız lütfen randevu oluşturmak istediğiniz seçenekleri işaretleyin. MMPI WISC-R Moxo Dikkat Testi Nöropsikolojik Değerlendirme Metropolitan Okul Olgunluğu Testi Tercih Ettiğiniz Psikolog Seçenekler için tıklayın. Görüşmenizi hangi şekilde yapmak istersiniz? * Zorunlu Altuğ Psikoloji'de Yüz Yüze Çevrim içi - Görüntülü Bize nasıl ulaştınız? Başvuru sebebinizi kısaca özetler misiniz? Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) aydınlatma metnini okudum, onaylıyorum. KVKK Aydınlatma Metni Gönder Yanıtınız için teşekkürler!
Programlar (153)
- Yetişkinlere Uygulanan Psikolojik Testler Semineri
Uzm. Kl. Psk. Tolga Altuğ’un anlatımıyla psikolojik testler hakkında detaylı bilgiler edinebileceğiniz bu eğitimde, DSM-5 tanı kriterlerine uygun bir şekilde danışanlarınızın psikolojik rahatsızlık eğilimlerini ölçme ve değerlendirmeniz konusunda meslek hayatınızda ihtiyacınız olabilecek güvenirlik ve geçerlik testleri yapılmış yetişkin psikolojik testlerini öğreniyor olacaksınız.
- Adli Psikoloji Semineri
Psikolog & Aile Danışmanı Damla Altuğ’un anlatımıyla sunulan bu eğitim, adli psikolojiyi, psikoloji ve hukukun kesişiminde yer alan bir uzmanlık alanı olarak ele almaktadır. Suçun ardındaki psikolojik unsurlar, mağdur psikolojisi ve cezai ehliyet gibi konuları kapsamaktadır. Eğitimde, Adli Psikoloji’nin genel tanımı ile adli psikologların çalışma alanları ve görev yaptıkları mekanlar detaylı bir şekilde incelenmiştir.
- Çocuklarla Görüşme Teknikleri Semineri
Psikolog & Aile Danışmanı Damla Altuğ’un anlatımıyla düzenlenen bu eğitim, çocukların duygusal ihtiyaçlarını anlamak ve onlarla etkili iletişim kurmak amacıyla tasarlanmıştır. Çocuk terapisine dair teorik ve pratik bilgiler sunarak, çocuklarla çalışan profesyonellere iletişim ve seans yönetimi konularında rehberlik etmeyi hedeflemektedir.










