Neden Bu Kadar Takıntılı Düşünüyorum? Zihnim Neden Susmuyor?
- Altuğ Psikoloji

- 7 saat önce
- 2 dakikada okunur

''Bunu neden söyledim?''
''Ya yanlış anlaşıldıysam?''
''Keşke öyle yapmasaydım…''
Zihniniz sürekli aynı düşünceleri tekrar tekrar döndürüyorsa bu durum yalnızca çok düşünmek değildir. Bu psikolojide ruminasyon olarak adlandırılan ve çoğu zaman kaygı ile beslenen bir zihinsel döngüdür.
Takıntılı düşünmek, çoğu kişinin sandığı gibi bir zayıflık ya da iradesizlik değil aslında zihnin sizi korumaya çalışırken geliştirdiği bir stratejidir. Ancak bu strateji zamanla işe yaramamaya başlar ve sizi daha da yorar.
Zihniniz Neden Aynı Şeyleri Tekrar Tekrar Düşünür?
Zihin belirsizliği sevmez. Kontrol edemediği durumları çözmeye çalışır. Ama bazı durumlar vardır ki geçmiştedir, kontrol edilemez veya net bir cevabı yoktur.
İşte bu noktada zihin çözüm bulamadıkça düşünmeye devam eder.
Bu yüzden takıntılı düşünceler genellikle şu konular etrafında döner:
geçmişte yapılan hatalar
sosyal ilişkiler
''Başkaları benim hakkımda ne düşünüyor?'' düşüncesi
geleceğe dair belirsizlikler
Yani sorun düşünmek değil çözülemeyen şeyi çözmeye çalışmaktır.
Bu Aslında Kaygının Bir Türü Olabilir!
Takıntılı düşünmenin temelinde çoğu zaman kaygı vardır.
Kişi bilinçdışı olarak şuna inanır: ''Eğer yeterince düşünürsem, hata yapmam.''
Ama gerçek şu ki fazla düşünmek hatayı azaltmaz sadece zihinsel yükü artırır.
Zamanla kişi; daha çok düşünür, daha az rahatlar ve daha fazla kontrol etmeye çalışır.
Ve bu bir döngüye dönüşür.
Çocukluk ve Öğrenilmiş Zihinsel Alışkanlıklar
Bazı insanlar neden daha çok takıntılı düşünür? Çünkü erken yaşantılarda şu mesajları öğrenmiş olabilirler:
''Hata yapmamalısın''
''Dikkatli olmazsan kötü şeyler olur''
''Kontrol sende olmalı''
Bu inançlar yetişkinlikte sürekli analiz etme, geçmişi tekrar oynatma ve sosyal durumları zihinde prova etme davranışların dönüşür. Yani bugün yaşadığınız şey aslında geçmişte işe yarayan bir zihinsel stratejinin devamı olabilir.
Takıntılı Düşünme Döngüsü
Bu süreç genelde şöyle ilerler:
Bir düşünce gelir
Kişi ona önem verir
Daha fazla analiz eder
Kaygı artar
Zihin daha çok düşünmeye başlar
Ve en kritik nokta şudur: Düşündükçe rahatlamak yerine daha çok düşünme ihtiyacı oluşur.
Peki Bu Nasıl Azalır?
Burada amaç düşünceleri yok etmek değil onlarla kurulan ilişkiyi değiştirmek olmalıdır.
1. Düşünceyi Durdurmaya Çalışmayın
Çünkü bastırılan düşünce daha güçlü geri gelir.
2. Her Düşünce Gerçeklik Değildir
Zihninizden geçen her şey doğru değildir.
3. Fark Edin ama Takip Etmeyin
Düşünceyi fark edip peşinden gitmemek en kritik beceridir.
4. Belirsizliğe Alan Açın
Her şeyin cevabı olmak zorunda değil.
5. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Bu döngüyü sürdüren düşünce kalıpları terapi ile çalışılır.
Sorun Düşünmek Değil, İçinde Kaybolmaktır!
Takıntılı düşünmek çoğu zaman kişinin kendine söylediği bir şeydir: ''Kontrolü kaybetmek istemiyorum.'' Ama ironik olan şudur; ne kadar kontrol etmeye çalışırsanız o kadar kontrolü kaybedersiniz. Zihin susturulmaz, anlaşılır ve siz düşüncelerinizden ibaret değilsiniz. ☺️




Yorumlar