top of page

Suça Sürüklenen Çocuklarda Suçun Sebepleri

  • Yazarın fotoğrafı: Altuğ Psikoloji
    Altuğ Psikoloji
  • 14 Ara 2025
  • 5 dakikada okunur
suça sürüklenen çocuk

Son zamanlarda sıkça gündeme gelen “suça sürüklenen çocuk” kavramı nedir ve bu çocukların suça sürüklenmelerinin, suç işlemelerinin altında yatan sebepler nelerdir sorularına bu yazıda cevap arayacağız.


Günümüzde suça sürüklenen çocuk kavramı oldukça sık gündeme gelmektedir. Yapılan araştırmalarda “çocuk” olarak kabul edilen kişilerin  2020 yılında toplam 114 bin suç işlediğini gösterirken bu rakam 2022 yılında 206 bin seviyesine ulaşmıştır.


Yargı Sistemi Neden Çocukları Yetişkinlerden Ayırır?


Yazımıza 18 yaş altı bireylerin yasal süreçlerde yetişkin bireylerden ayrı değerlendirilmesinin sebebini inceleyerek başlayalım. Bu ayrımın temelinde, çocukların ve ergenlerin nörolojik, psikolojik ve sosyal gelişimlerinin henüz tamamlanmamış olması yatar. Bu yaş grubunda karar verme süreçleri daha tam olgunlaşmamıştır; dürtü kontrolü, risk değerlendirmesi ve uzun vadeli sonuçları öngörebilme kapasitesi yetişkinlere kıyasla daha sınırlıdır. Bu nedenle işlenen fiilin niteliğini ve bireyin sorumluluk düzeyini değerlendirirken gelişimsel durumlar göz önünde bulundurulmaktadır.


Bu yaş grubunun en önemli özelliklerinden biri, değişime ve rehberliğe son derece açık olmalarıdır. Genç bireylerde davranış örüntüleri henüz kalıplaşmamıştır; doğru müdahalelerle toplumsal uyumun güçlendirilmesi ve suç tekrarının önlenmesi mümkündür. Bu nedenle çocuk adalet sistemi cezalandırmadan ziyade eğitici, iyileştirici ve rehabilite edici yaklaşımları merkeze almaktadır.


Uluslararası sözleşmeler ve çocuk hakları ilkeleri de bu yaklaşımı destekler. Hukuki süreçlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi, yalnızca etik bir karar değil, aynı zamanda uluslararası normlarla güvence altına alınmış bir prensiptir. Bu doğrultuda çocuklara yönelik yargılama usulleri, uygulanan tedbirler ve süreçte kullanılan dil dahi yetişkinlerden farklıdır. Sonuç olarak, 18 yaş altı bireylerin yetişkinlerden ayrı değerlendirilmesi hukuki bir formalite değil, psikolojinin ve çocuk hakları perspektifinin ortak bir gerekliliğidir. Bu yaklaşım, toplumun uzun vadeli yararını da gözeterek, genç bireylerin yeniden uyumlu ve sağlıklı bir yaşam kurabilmesini amaçlar.


Çocuk Olarak Kabul Edilen Kişiler Toplam İşlenen Suçların Ne Kadarından Sorumlu?


2022 verilerine göre ABD’de işlenen suçların %9.9’luk kısmından 17 yaş ve altı bireyler sorumludur. Ülkemizde ise bu konuyla alakalı net bir oran veren çalışma bulunmamaktadır. Ancak ülkemizde çocuk suçluların işlediği suçların oranına dair çalışmalar mevcuttur. Bu araştırmalardan elde edilen sonuçlar şu şekildedir; hırsızlık %40 , yaralama %22, tehdit ve hakaret %10 olarak tespit edilmiştir.


Suç İşleyen Çocukların Eğitim Durumu ve Madde Kullanım Alışkanlıkları


Suç kaydı bulunan çocuklar eğitime devam edip etmemelerine göre değerlendirildiklerinde sadece bir suç kaydı bulunan çocukların %25.2’sinin okulu bıraktığı tespit edilirken, bu oran birden fazla suç kaydı bulunan çocuklarda %64.3 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuç değerlendirildiğinde eğitime devam etmemenin çocuklar üzerinde azımsanmayacak derecede suç işleme ve suç tekrarına (birden fazla suç kaydı bulunması) sebep olduğu söylenebilir.


Bu gurup madde kullanımları açısından değerlendirilip kıyaslandığında ise şöyle bir sonuç alınmıştır; suç tekrarı olan gurupta yer alan çocuk ve gençlerin sigara kullanım oranları %71,4 olarak tespit edilmiştir. Bu oran suç tekrarı bulunmayan gurupta ise %39,2 olarak tespit edilmiştir. Benzer şekilde, suç tekrarı olan gurupta alkol kullanımının da suç tekrarı olmayan guruba kıyasla anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Düzenli uyuşturucu madde kullanımı veya en az bir kere deneme oranının suç tekrarı olan gurupta %67.9 olarak tespit edilirken, suç tekrarı olmayan gurupta bu oran %7.7 olarak tespit edilmiştir. Ek olarak suç tekrarı olan gurubun %60.7’si kendine zarar verici davranış gösterirken, bu oran suç tekrarı olmayan gurupta %18.2 olarak tespit edilmiştir.


Sonuç olarak okula devam etmemenin ve sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanmanın çocuklarda azımsanmayacak derecede suç işleme eğilimi oluşturduğu görülmüştür. Yapılan başka bir araştırmada ise madde kullanımının suç türü, etnik köken, cinsiyet ve yaştan daha çok suç tekrarı üzerinde etkili olduğunu göstermiştir.


Suç İşleyen Çocuklarda Psikiyatrik Tanı Sıklığı


Ülkemizde çocuk ve ergenlerde ruhsal bozuklukların sıklığını inceleyen geniş kapsamlı bir araştırmada, herhangi bir psikiyatrik tanının görülme oranı %17,1 olarak bildirilmiştir. Buna karşın, adli süreçlere dahil olan çocuk ve ergenlerde en az bir psikiyatrik bozukluk bulunma oranının toplum ortalamasına kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğu; çalışmaların bu oranı %30 ile %70 arasında gösterdiği belirtilmektedir. Ülkemizde yapılan araştırmaya göre ise suça sürüklenen çocukların %57,8’inin en az bir tanı ölçütünü karşıladığı görülmüş olup, bu bulgular diğer araştırmalardan elde edilen sonuçlarla uyumlu olduğu gözlemlenmiştir.


2023 yılında yayımlanan ve konuyla alakalı 61 çalışmanın analiz edildiği bir çalışmada; DEHB(Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) yaygınlığının 3–12 yaş grubunda %7,6, 12–18 yaş aralığında ise %5,6 civarında olduğunu ortaya koymuştur. Türkiye’de yapılan bir çalışmada ise DEHB oranı daha yüksek bulunarak %12,4 olarak raporlanmıştır. DEHB’nin erken dönem davranış sorunları, suça yönelim ve tekrar eden suç davranışlarıyla ilişkilendirilmiş olduğu bilinmektedir. Nitekim Birleşik Krallık’ta yürütülen araştırmalar, genç adli popülasyonun yaklaşık %45’inin çocukluk dönemine yönelik değerlendirmelerde DEHB açısından risk taşıdığını göstermektedir. ABD’de ceza infaz kurumlarında bulunan 10–18 yaş arası 1829 çocuk ve ergene yönelik bir çalışmada, davranış bozukluğu oranlarının erkeklerde %24,3, kızlarda ise %28,5 olduğu; KOKGB(karşı olma-karşı gelme bozukluğunun) ise erkeklerde %12,6, kızlarda %15,1 oranında görüldüğü bildirilmiştir.


Ülkemizde yapılan bir çalışmada ise psikiyatrik tanı dağılımı değerlendirildiğinde ise verilerin yabancı ülkelerdeki çalışma sonuçlarıyla benzerlik gösterdiği görülmüştür. katılımcıların %46,7’sinde DEHB, %17’sinde davranış bozukluğu, %13,1’inde eş zamanlı DEHB ve davranış bozukluğu, %4,5’inde ise DEHB ile karşı olma-karşı gelme bozukluğunun birlikte bulunduğu görülmüştür.


Ailenin Suç Davranışına Etkisi


Yapılan bir çalışmada anne ve babanın ayrılmasının, diğer tüm değişkenlerden bağımsız şekilde, gençlerin suça tekrar yönelme olasılığını artırdığı gözlemlenmiştir. Ebeveyn ayrılığı, erken yaşlarda çocukların duygusal dayanıklılığını zayıflatabilir; bu süreç kaygı, özgüvende azalma ve stresle baş etmede güçlük gibi çeşitli psikolojik sonuçlar doğurabilir. Ayrılık yaşamayan akranlarına kıyasla, anne babası ayrılan çocukların ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde daha düşük yaşam doyumuna sahip olabildikleri rapor edilmiştir. Ergenlikte ise ebeveynlerin ayrılması, dürtüsellikte artış ve okul başarısında düşüş gibi risk faktörlerini tetikleyebilmektedir. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, bazı gençlerin olumsuz duygularla baş edebilmek için suça yönelebilme ihtimali yükselir. Aileyle kurulan güvenli bağlar ve işlevsel aile ilişkileri, genci suça iten davranışlara karşı önemli bir koruyucu unsur oluşturur. Dolayısıyla aile ilişkilerinin zayıf olması, hem suça yönelme hem de tekrar suç işleme olasılığını artırabilmektedir.


Birinci derece akrabalar arasında suç geçmişinin bulunması ile çocuğun suça karışma riski arasındaki bağlantı uzun süredir araştırmaların odağındadır. Ailede suça karışmış bireylerin varlığı; genetik yatkınlıklar, sosyal çevre koşulları ve öğrenilmiş davranış örüntüleri üzerinden çocukları etkileyebilir. Örneğin, yapılan bir çalışmada babanın suç işlemiş olmasının özellikle erkek çocuklar için suça yönelmeyi en güçlü şekilde etkileyen faktörlerden biri olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde, birinci derece akrabalarında sabıka kaydı bulunan kişilerin, kısmen saldırganlık ve dürtüsellik gibi kalıtsal özelliklere bağlı olarak yeniden suç işleme ihtimallerinin arttığı bildirilmiştir. Ebeveynleri cezaevinde bulunan çocuklarla yapılan araştırmalarda, bu çocuklarda saldırganlık ve yıkıcı davranışların daha sık görüldüğünü, uzun dönem takiplerde suça yönelme riskinin belirgin şekilde arttığını göstermiştir. Bu çalışmada yapılan analizlerde, birinci derece akrabalarda suç geçmişi bulunmasının, diğer değişkenler hesaba katıldığında dahi suç tekrarını anlamlı biçimde artırdığını ortaya koymuştur.

Ebeveynlik biçimleri ve ebeveynlerde mevcut suç davranışları, yeniden suç işleme üzerinde güçlü belirleyicilerden biri olabilir. Suçun öğrenilebilir bir davranış olduğunu öne süren sosyopsikolojik yaklaşımlar, bireyin çevresiyle kurduğu etkileşimlere dikkat çeker. Sosyal öğrenme kuramlarının tarihsel kökeni Gabriel Tarde’nin “taklit” ilkesine dayanır; Tarde’ye göre suçlular, tıpkı günlük yaşamda bir davranış modelini benimsemek gibi, çevrelerindeki davranış kalıplarını kopyalayarak suçu öğrenirler. Suçun sıradan bir davranış olarak görüldüğü ortamlarda büyüyen çocuklar, bu tür davranışları yaşamın zorluklarına verilen olağan tepkiler olarak algılayabilirler. Ek olarak, ailede suç geçmişinin bulunması, çoğu zaman bireyin psikolojik zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden olur ve bu zorluklar rehabilitasyon süreçlerini güçleştirerek tekrar suç işleme riskini yükseltir. Suça karışmış ailelerin sıklıkla sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşamaları ise, eğitim, istihdam ve sosyal desteklere erişimi kısıtlayarak hem yoksulluğu hem de suça yönelim döngüsünü sürdürür.


Psikolog Yunus Öztürk



KAYNAKLAR

Suça sürüklenen çocuklarda suç tekrarı üzerine etkili faktörlerin incelenmesi. (2025). Türk Psikiyatri Dergisi, 36(3), 309–317.

Teplin, L. A., Abram, K. M., McClelland, G. M., Dulcan, M. K., & Mericle, A. A. (t.y.). Psychiatric disorders in youth in juvenile detention.

Türkiye İstatistik Kurumu. (2022). Güvenlik birimine gelen çocuk istatistikleri.

Bureau of Justice Statistics. (2023). Crimes involving juveniles, 1993–2022.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page