top of page

Kumar Bağımlılığı Nedir?

  • Yazarın fotoğrafı: Altuğ Psikoloji
    Altuğ Psikoloji
  • 22 Oca
  • 2 dakikada okunur

Kumar bağımlılığı çoğu zaman “irade sorunu” ya da “kötü alışkanlık” gibi yüzeysel açıklamalarla ele alınır. Oysa kumar, insan psikolojisinin en hassas noktalarına dokunan; umut, kontrol, heyecan ve kaçış ihtiyacını aynı anda besleyen karmaşık bir davranış örüntüsüdür. Özellikle günümüzde, teknolojiye erişimin artmasıyla birlikte kumar, geçmişe kıyasla çok daha görünmez ama çok daha yaygın bir hale gelmiştir.


Kumar Bağımlılığının Psikolojik Nedenleri


Kumar davranışı çoğu zaman kazanmaktan çok, hissetmekle ilgilidir. Kumar oynayan kişi için önemli olan yalnızca para değildir; daha çok kontrol hissi, umut, heyecan ve gerçeklikten uzaklaşma imkânıdır.

Psikolojik açıdan kumar, genellikle bir duygusal düzenleme aracı olarak kullanılır. Kişi stresli, kaygılı, boşlukta ya da yetersiz hissettiğinde; kumar kısa süreli bir rahatlama sağlar. “Belki bu sefer” düşüncesi, kişiye geçici bir anlam ve yön duygusu verir.

Kumar, beynin ödül sistemini doğrudan uyarır. Özellikle belirsiz aralıklarla gelen kazançlar, dopamin salınımını artırır. Bu mekanizma, kumarı diğer birçok davranıştan daha bağımlılık yapıcı hale getirir. Çünkü beyin, kesin ödülden çok belirsiz ödüle daha güçlü tepki verir. Zamanla kişi kazanmaya değil, o bekleme ve umut hâline bağımlı hale gelir.


Kimler Kumar Bağımlılığına Daha Yatkındır?


Kumar bağımlılığı herkeste gelişebilir; ancak bazı psikolojik özellikler ve yaşam deneyimleri riski artırır.

Özellikle:

  • Dürtüselliği yüksek,

  • Kaygı ve depresyonla baş etmeye çalışan,

  • Özsaygısı kırılgan,

  • Kontrol duygusuna aşırı ihtiyaç duyan,

  • Hayatında belirsizlik ve güvensizlik yaşayan

bireylerde kumar, güçlü bir çekim alanı oluşturur.

Ayrıca çocuklukta koşullu kabul ile büyüyen bireylerde, “kazanırsam değerliyim” düşüncesi daha kolay yerleşebilir. Bu da kumarı yalnızca bir oyun değil, kendini kanıtlama aracı haline getirebilir.


Kumar Bağımlılığı Nasıl Yayılır?


Kumar bağımlılığı çoğu zaman ani değil, sinsi şekilde gelişir. İlk aşamada kişi kendini kontrollü hisseder. Küçük miktarlar, ara sıra oynama ve eğlence amaçlı denemelerle başlar.

Ancak:

  • Kazanılan ilk para güçlü bir pekiştirici olur,

  • Kayıplar telafi etme düşüncesiyle normalleştirilir,

  • Oynamamak huzursuzluk yaratmaya başlar.

Bu süreçte sosyal çevre de belirleyici rol oynar. Kumarın sohbetlerde sıradanlaşması, sosyal medyada sadece kazananların görünür olması ve kaybedenlerin sessiz kalması, risk algısını ciddi biçimde bozar.


Günümüzde Kumar Neden Daha Yaygın?


Kumarın bu kadar yaygınlaşmasının en önemli nedeni erişim kolaylığıdır. Artık kumar, belirli mekânlarla sınırlı değildir; cebimizdedir.

Dijital platformlar:

  • Sürekli erişim sağlar,

  • Bekleme süresini ortadan kaldırır,

  • Oyunlaştırılmış dijital kumar, kaybın gerçekliğini bulanıklaştırır .

Ayrıca “ilk bahis ücretsiz”, “kayıp bonusu”, “anlık oranlar” gibi pazarlama stratejileri, beynin risk değerlendirme mekanizmasını devre dışı bırakır.

Bu durum özellikle ergenler ve genç yetişkinler için ciddi bir risk oluşturur.


Kumar Oynamanın Psikolojik Etkileri


Kumar bağımlılığı ilerledikçe, kişi yalnızca parasını değil; öz değerini, ilişkilerini ve ruh sağlığınıda kaybetmeye başlar.

En sık görülen etkiler:

  • Sürekli kaygı ve zihinsel meşguliyet,

  • Utanç ve suçluluk duyguları,

  • Özsaygı kaybı,

  • Yalan söyleme ve gizleme davranışları,

  • Sosyal geri çekilme.

En zorlayıcı noktalardan biri şudur: Kumar, kişinin yaşadığı duygusal sıkıntının hem nedeni hem de sözde çözümü haline gelir. Kişi rahatlamak için kumara yönelir; kumar ise daha fazla sıkıntı üretir.


Kumar bağımlılığı ahlaki bir zayıflık değil; duygusal, bilişsel ve nörobiyolojik süreçlerin birleşimidir. Bu nedenle çözüm de yüzeysel olmaz.

Değişim, “oynamayı bırak” demekle değil, kumarın kişinin hayatında hangi ihtiyaca hizmet ettiğini anlamakla başlar.

Kumar, çoğu zaman kazanma arzusundan çok, umut etme, kontrol hissetme ve kaçma ihtiyacının bir yansımasıdır. Bu ihtiyaçlar fark edilmeden bağımlılık yalnızca biçim değiştirir.



Psikolog Yunus Öztürk


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page