top of page

Yetersizlik Hissi Nereden Gelir?

  • Yazarın fotoğrafı: Altuğ Psikoloji
    Altuğ Psikoloji
  • 11 May
  • 3 dakikada okunur
yetersizlik hissi, özgüven eksikliği, neden kendimi yetersiz hissediyorum, değersizlik hissi, aşırı düşünme, kaygı, mükemmeliyetçilik, şema terapi, bağlanma problemleri, psikolog izmir karşıyaka, online terapi, özgüven problemi, sürekli kendini eleştirmek, yetersizlik duygusu, terapi

Bazı insanlar ne yaparsa yapsın içten içe eksik hisseder. Başarı elde etse bile yeterli gelmez. İltifat aldığında inanmakta zorlanır. Bir hata yaptığında bunu ''Başarısız oldum.'' değil, ''Ben zaten yetersizim.'' şeklinde yorumlar.


Dışarıdan güçlü, başarılı ve sosyal görünen birçok insanın içinde sessizce taşıdığı ortak bir duygu vardır: ''Ben yeterli değilim.''


Üstelik bu his yalnızca özgüven eksikliği değildir. Bazen çocukluktan gelen deneyimlerin bazen ilişkilerin bazen de kişinin kendi iç sesiyle kurduğu ilişkinin sonucudur.


Yetersizlik Hissi Nedir?

Yetersizlik hissi; kişinin kendisini değer, başarı, görünüş, ilişki veya beceri açısından eksik görmesidir.

Bu his genellikle şu düşüncelerle kendini gösterir:

  • ''Benden daha iyileri var.''

  • ''Ben bunu hak etmiyorum.''

  • ''Bir gün herkes benim yetersiz olduğumu anlayacak.''

  • ''Ne yaparsam yapayım yetmiyor.''

  • ''Başarılı olsam bile içim rahat etmiyor.''


Bu düşünceler zamanla kişinin hayatını sessizce yönetmeye başlar.


Yetersizlik Hissi Nereden Gelir?


1. Çocuklukta Sürekli Eleştirilmek

Çocukluk döneminde sık eleştirilen çocuklar zamanla davranışlarını değil, kimliklerini sorgulamaya başlar.

Örneğin:

  • ''Neden kardeşin gibi değilsin?''

  • ''Sen zaten beceremezsin.''

  • ''Yine yanlış yaptın.''

  • ''Daha iyisini yapabilirdin.''


gibi cümleler çocuğun zihninde bir süre sonra şuna dönüşebilir:

Demek ki ben yeterli biri değilim.

Özellikle sevgi ile başarı arasında bağlantı kurulan aile ortamlarında kişi yetişkin olduğunda da sürekli kendini kanıtlamaya çalışabilir.


2. Koşullu Sevgi Görmek

Bazı insanlar çocukken yalnızca başarılı olduklarında takdir edilir.

Yani çocuk şu mesajı alır:

  • usluysan sevilirsin,

  • başarılıysan değerlisin,

  • hata yapmazsan kabul edilirsin.


Bu durumda kişi yetişkinlikte de kusursuz olmaya çalışır. Çünkü zihninde şu inanç oluşmuştur:

''Olduğum halim yeterli değil.''

Bu durum mükemmeliyetçiliğin temel kaynaklarından biridir.


3. Travma ve Aşağılanma Deneyimleri

Okulda zorbalık görmek, dışlanmak, aldatılmak, küçümsenmek veya sürekli kıyaslanmak kişinin benlik algısını derinden etkileyebilir.

Özellikle ergenlik dönemindeki sosyal reddedilme deneyimleri şu düşünceyi oluşturabilir:

''Demek ki bende yanlış bir şey var.''

Bazı insanlar yıllar geçse bile geçmişte duyduğu bir cümleyi hâlâ içinde taşır.


4. Sosyal Medya ve Sürekli Kıyaslanmak

Günümüzde insanlar artık yalnızca yakın çevresiyle değil binlerce insanla kıyaslanıyor.

Birileri daha başarılı, daha mutlu,daha güzel,daha sosyal görünürken kişi kendi hayatını yetersiz hissetmeye başlayabiliyor.

Oysa sosyal medyada çoğu zaman insanların yalnızca parlatılmış anları görülür.

Sürekli kıyaslama yapmak zihni şu noktaya götürür:

''Herkes ilerliyor, bir tek ben geride kaldım.''

5. Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçi kişiler dışarıdan çok başarılı görünse de içlerinde yoğun bir yetersizlik hissi taşıyabilirler.

Çünkü onlar için:

  • iyi olmak yetmez,

  • hata yapmamak gerekir.

Bu yüzden başarı bile rahatlatmaz.


Sınavdan 95 alan biri yalnızca kalan 5 puana odaklanabilir hatta iyi geçen bir sunumdan sonra bile saatlerce kendi hatalarını düşünebilir.

Çünkü mesele başarı değil içsel olarak yeterli hissedememektir.


Yetersizlik Hissi İlişkileri Nasıl Etkiler?

Yetersizlik hissi yalnızca kişinin kendisini değil ilişkilerini de etkiler.

Bazı kişiler:

  • sürekli onay bekler,

  • terk edilmekten korkar,

  • partnerinin davranışlarını fazla analiz eder,

  • eleştiriyi kişisel algılar,

  • sevgiyi hak etmediğini düşünür.


Bazıları ise tam tersine:

  • yakın ilişkilerden kaçabilir,

  • duygusal mesafe koyabilir,

  • reddedilmemek için insanlardan uzak durabilir.


Çünkü derinde şu korku vardır:

''Gerçek beni görürlerse beni sevmezler.''

Yetersizlik Hissi Bedende de Görülebilir!

Psikolojik süreçler yalnızca düşüncelerde değil bedende de hissedilir.

Yetersizlik hissi yaşayan kişilerde sık görülen durumlar:

  • yoğun kaygı,

  • mide sıkışması,

  • sürekli zihinsel yorgunluk,

  • dikkat dağınıklığı,

  • erteleme davranışı,

  • sosyal ortamlarda gerginlik,

  • aşırı düşünme,

  • uyku problemleri.


Beyin sürekli tehdit algısında çalıştığında kişi kendisini güvende hissetmekte zorlanabilir.


Sürekli Kendini Kanıtlama İhtiyacı

Bazı insanlar başarı peşinde değilmiş gibi görünse de aslında içsel olarak değerli olduğunu hissetmeye çalışır.

Bu yüzden:

  • sürekli üretir,

  • herkesi memnun etmeye çalışır,

  • dinlenirken suçluluk hisseder,

  • başarısız olmaktan aşırı korkar.


Çünkü durduğu anda içindeki o ses yeniden konuşmaya başlar:

Sen yeterli değilsin.

Yetersizlik Hissi Nasıl Azalır?

Bu his genellikle bir anda oluşmadığı gibi bir anda da kaybolmaz. Ancak farkındalıkla dönüşebilir.


1. İç Sesinizi Fark Edin

Kendinize gün içinde nasıl konuştuğunuzu gözlemleyin.

Kendi kendinize: Destekleyici mi yoksa acımasız mı davranıyorsunuz?


Birçok insan başkasına söylemeyeceği kadar sert cümleleri kendine söyler.

2. Kendinizi Sürekli Kıyaslamayı Azaltın

Kıyaslama zihni çoğu zaman eksikliğe odaklar.

Bir başkasının hayatının görünen kısmını kendi hayatınızın tüm gerçekliğiyle kıyaslamak adil değildir.


3. Duyguların Kökünü Anlamaya Çalışın

Bazen bugünkü yetersizlik hissi geçmişte yaşanan bir deneyimin devamıdır.

Küçükken duyulan bir eleştiri, görülmeme hissi, reddedilme deneyimi, bugünkü benlik algısını hâlâ etkiliyor olabilir.


4. Hata Yapmayı İnsanlık Olarak Görmek

Hata yapmak yetersiz olduğunuz anlamına gelmez. Sadece insan olduğunuzu gösterir.

Mükemmel olmaya çalışmak çoğu zaman kişiyi geliştirmez; aksine tükenmişliğe sürükler.


Psikolojik Danışmanlık Süreci Neden Faydalı Olabilir?

Yetersizlik hissi çoğu zaman yalnızca pozitif düşünerek çözülmez. Çünkü mesele çoğu zaman düşüncenin altında yer alan derin inançlardır.

Terapi sürecinde kişi:

  • kendisiyle kurduğu ilişkiyi fark edebilir,

  • geçmiş deneyimlerin etkisini anlayabilir,

  • otomatik düşüncelerini çalışabilir,

  • daha sağlıklı bir benlik algısı geliştirebilir.


Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi ve bağlanma odaklı çalışmalar bu konuda oldukça faydalı olabilir.



Yetersizlik hissi çoğu zaman kişinin gerçekten yetersiz olmasından değil yıllardır taşıdığı görünmez inançlardan kaynaklanır. Bazı insanlar çocukken yeterince görülmediği için bazıları sürekli eleştirildiği için bazıları ise yalnızca başarılı olduğunda sevildiğini hissettiği için bugün hâlâ kendini eksik hissedebilir. Ama insanın değeri yalnızca başarısıyla ölçülmez. Kendinizi sürekli kanıtlamak zorunda hissetmeden de değerli olabilirsiniz.

Huzurla Kalın.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page