Kendini Yetersiz Hissetmenin Kökeni Nereden Gelir?
- Altuğ Psikoloji

- 6 gün önce
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce

Kendini yetersiz hissetmek, çoğu zaman farkında bile olmadan içimizde taşıdığımız bir duygudur. Başkalarının bizden daha başarılı, daha zeki ya da daha yeterli olduğunu düşündüğümüzde, içten içe “ben neden onlar gibi olamıyorum?” diye sorgulamaya başlarız. Bu duygu, yalnızca anlık bir özgüven eksikliğinden ibaret değildir; genellikle çok daha derin, çocuklukta atılmış temelleri olan bir inanç sisteminin parçasıdır.
Kendini yetersiz hissetmenin kökeni çoğu zaman çocukluk dönemindeki deneyimlerimizde yatar. Çocukken, kim olduğumuzu ve değerimizi anlamak için çevremizin bize nasıl davrandığına bakarız. Eğer duygularımız sürekli küçümsenmişse, başarılarımız fark edilmemişse veya hatalarımız sert bir şekilde eleştirilmişse, zamanla şu inanç yerleşmeye başlar: “Ben ne yaparsam yapayım, yeterince iyi olamıyorum.”
Bu inanç, o dönemde çocuğun kendisini korumak için kullandığı bir baş etme mekanizmasına dönüşebilir. Çocuk, ebeveyninin sevgisini kaybetmemek için kendini “yetersiz ama çabalayan” biri olarak konumlandırabilir.
Yetişkinlikteyse bu dinamik, farklı biçimlerde kendini göstermeye devam eder. Örneğin, sürekli kendini kanıtlama çabası içinde olmak, onay beklemek ya da başkalarının beklentilerine göre yaşamak. Tüm bunların temelinde, içimizde bir yerlerde hala yeterli olmadığımıza inanan o küçük çocuk vardır.
Birinin takdirini aldığımızda kısa süreli bir rahatlama yaşarız ama bu his kalıcı olmaz. Çünkü içsel olarak hala değersizlik inancına tutunuruz.
Bu duygunun kökenine inmek, aslında bir tür kendini yeniden tanıma sürecidir. “Yetersizim” diyen sesin nereden geldiğini fark ettiğimizde, o sesin bize ait olmadığını da anlamaya başlarız. Belki o ses, çocukken duygularımızı anlamayan bir ebeveynden; belki sürekli kıyaslandığımız bir kardeşten; belki de toplumsal olarak üzerimize yüklenen “mükemmel olma” baskısından geliyordur. Kaynağını gördükçe, yavaş yavaş o inançtan uzaklaşmak mümkün hale gelir.
Kendini yetersiz hissetmekten kurtulmanın yolu “daha yeterli biri olmaya çalışmak” değil, zaten yeterli olduğumuzu fark etmekten geçer. Çünkü çoğu zaman sorun yeterli olmamak değil, kendi değerimizi görememektir. Bu farkındalık geliştikçe, dışarıdan gelen onaya daha az ihtiyaç duyar, kendi iç sesimize daha fazla güvenmeye başlarız.
Psikolog Yunus Öztürk






Yorumlar